27 Eylül 2012 Perşembe

Modern Gerçekliğimiz







       Eskiden evde oturduğumuz zamanlarda hissettiğimiz derin bir yalnızlık  olurdu. Yazmak ve okumak,  insanın öldüremediği bu zamanlarda en iyi ilacıydı. Ben de tam öyle bir dönemde yazıp çizmeye başlamış içine kapanık bir çocuktum. O zamanlar sanki edebiyatın, felsefenin dokunabildiği insan sayısı çok farklıydı.

     Gündelik hayat, derin bir değişikliğe uğradı. Hayat (gerçeğin kendisi) artık bambaşka bir gerçekliğe taşındı.Cep telefonu, bilgisayarlar tabletler, sanal bir dünyanın anahtarını sunarken insanoğlu, bir an bile yalnız olmamayı deneyimliyor. Sanal gerçeklik, başlangıçta bizim sosyal hayatın içinde olamadığımız zamanlarda başvuracağımız bir alternatif gibi gözükürken şimdilerde tercih edilen gerçeğin kendisi olmaya başladı. İnsanlar ellerinden düşürmedikleri cep telefonları ve tabletleriyle her yerde...

         Bu  sanal gerçekliğin  içinde kadın erkek ilişkileri de kendine farklı bir yer edindi. Artık insanlar, facebook gibi sitelerde tanışıp sevgili oluyorlar. Bir çok insanla tanışma şansına sahip olurken hayatımızda bulunan bir insan sürüsünü de aslında gerçek anlamıyla tanıyamama ihtimali, hayatımızın önemli bir gerçeği.

Fast-food tadında bir hayattayız. Hızlı yaşadığımız kadar hızlı tüketiyoruz. Bir zamanlar ne yapıyorsun diye sorduklarında 'vakit öldürüyorum' nadiren verilen bir cevaptı.  Şimdilerde hayatta kalan vakitler sayılı. Anı yaşamak iddiasında onu aslında hiç yakalayamayan insanlara dönüştük. Dijital çağın dijital aşıklarıyız. İltifatlarımız, gözlerden uzak kısa mesaj tadında.Yalan söylerken hiçbir göze yakalanmayacak kadar da ayrıcalıklıyız...


 Bu çizgim de böyle bir yaşantıya zorunlu tanıklığımdan çıktı. Oğuz Atay'ın hayatın getirdiği değişimi bir türlü sevemeyen roman karakterlerinden biri; 'Sonradan garson olmuş bir filozof ya da  filozof olmuş garsona göre, insanlar karışık salataya benzer.' demişti.

  Ben de insan ruhundaki bu karışıklık yüzünden  ne bu yeni hayata ne de dosya aktarımını andıran yeni sevdalara uyum sağlayamadım.



2 yorum:

  1. CUKK OTURMUŞ YAZI DA ÇİZİKTİRMECE DE:))ESKİ USUL ÇAY PARTİLERİ Mİ OLSAYDI DA İNSANLAR SOSYALLEŞEBİLSEYDİ.NE LAZIM BİLEMEDİM:/ ÇOK SOSYAL GİBİ GÖRÜNÜP ASLINDA KLAVYE DELİKANLILARI OLDUK ÇIKTIK. HEPİ TOPU BU İŞTE

    YanıtlaSil
  2. Hehe teşekkürler. Sosyalleşme açısından benim de bir önerim yok. Zaten bence mesele dışarıda ne olduğu değil de, bizim ev yaşantımızdaki gerçekleşmiş değişiklikler hakkında. Sanal dünya, insana dair bir çok şeyi ortadan kaldırıyor. (Yazmak okumak gibi). Evinde kendisinden uzaklaşan bir insan, dışarıda bir başka insanla iletişiminde ne kadar başarılı olabilir. :)

    YanıtlaSil